FENER NE İSTER
Fenerbahçe gerçekten büyüyor ve dünyada da artık ismi duyulacak ve belki bir gün Türkiye takımı olarak Şampiyonlar şampiyonu olacak… biz o günleri görür müyüz bilmem ama en azında o günlerin temellerinin atıldığı bugünlerde yaşıyoruz…
Peki biz o günlere nasıl geliriz diye düşündünüz mü hiç?
Yine Selen ‘Kalkınma Planı’ yapacak demeyin… Sadece kulakları delik bir kız olarak duyduklarımdan yola çıkarak birkaç duyuru ve öneri yapmak isterim… Özellikle çok çok sevgili ve başarılı yönetimimize…
Günü kurtarmak için değil ama belki yıllarca işe yarayacak birkaç küpe sadece…
YABANCI GETİRMEK KOLAY
Biz yabancı star getirme konusunda mükemmeliz! Daha ne olabilir ki!
Saymaya gerek yok ama hadi egomuzu okşayalım… Ortega, Hooijdonk,Appiah, Alex, Anelka, Kezman, Roberto Carlos,
Peki hepsi ile büyük aşkla başlayan ilişkilerimiz nasıl son buldu? Yeni gelenleri saymıyorum ama belki hepsi gitti ki biri gider biri gelir…gelen yüzde kaç faydalı oldu? Tüm kapasite sahadalar mıydı? Belki birkaç maç… Mutlular mıydı?
Maalesef… Çok mutlu geldiler ama çok mutlu yaşayıp çok mutlu giden az… Bu bir genelleme değil elbette ama bir problem var ortada…
Herkes son günlerde Kezman’a yükleniyor. Daha önce Hooijdonk , Anelka yada Ortega’ya da yükleniyorduk… Bizim, Türk milletinin yabancıların alışkın olmadığı şekilde yüklenmeleri…
Dışarıdan hangi basın kim ne derse desin, içeride huzur vermek onları getirmekten daha zor bir şey ve bunu öncelikle anlamak lazım… Bu büyük yeteneklerin yaratıcılıklarını kullanmaları için önce kafa seslerinin susması gerek. Bilimsel bir gerçeğe dayanarak söyleyebilirim ki, zihnimizin gürültüsünden kurtulduğumuzda gerçek yaratıcılık ortaya çıkar ve size bir haberim var, Futbol Yarataıcılıktır! Zeka işidir…
Peki nasıl olacak? Türklerin suçu ne?
Benim kendimce şöyle bir önerim var… Aslında Türk’ü yabancısı fark etmez… Baskı altında mutluluk ve başarı gelmez. Strese her zaman açığız ki stres olmadan başarı olmaz ama baskı ve stresi birbirine karıştırmamak lazım…
Yabancılara ve Türklere ne dersek diyelim asla ve asla geri dönüp değiştiremeyeceğimiz sonuçlar yüzünden geleceğimizi ve onların performansını etkilememeliyiz.
Hele tamamen bizi biliyorlar diye yerlileri ezmek de çok zararlı sonuçlar doğurabilir. Belki biraz silkelemek…
Yabancı starlarımıza zaten yabancı oldukları bu memlekette yabancı olmayacağı ortamlar yaratmak bir kulübün en büyük görevidir.
Doğru birkaç kişinin yönetimde olması ve özellikle bu kişilerle ilgilenecek ve onlara yabancılıklarını hissettirmeyecek bir ekipten oluşan bir departman Fenerbahçe gibi bir kulüpte olması gereken çok önemli bir birimdir…
Şuanda kulübümüzde çok çok parlak yöneticilerimiz mevcut ve kendileri bu vizyonda olan kişilerdir. Bu elbette ekstra bir emek ama bunu yapabilecek kişiler bulunabilir ve takımın performansı artırılabilir. Biz getirmeyi başarıyoruz, %100 performansla oynatıp, tutmayı da başarabiliriz. İstanbul dünyanın bir çok şehrinden çok daha güzel ve cazip bir şehir ve buraya gelmek için sıraya girebilecek çok oyuncu var… Dünyanın büyük kulüplerinde yaşamadıkları ve alışkın olmadıkları stresler yaşatmadan da sahadaki starlardan performans almak mümkün çünkü tek bir yenilgi tek bir yerli yada yabancıya ait değildir, takımın marifetidir… Minimum yüklenme, arada silkeleme ile maksimum başarının gelebileceğine inanıyorum…
Yabancı ekip departmanı olan bir kulüp dileğiyle…



