HAKEMLERE YARDIM
Ben şimdi hakem eleştirenler kervanına katılmak istemiyorum ve ezberdeki 50 tane cümleyi hiç yazamayacağım!
Sadece bir insan özelliğinden bahsedeceğim…
Aslında yenilgi sonrası hakem yazmaktan da pek haz etmem… Yenen yener!
Fakat maç sonrası bir görüntü aklıma takıldı ve çıkaramadım… Ben yazmasam ellerim kendi kendine dokunmaya başladı klavyeye…
Roberto Carlos maç sonrası hakemlerin elini sıkmaya gitti ve yan hakem ne yaptı dersiniz? Evet bildiniz elini uzatmadı… Carlos’un eli havada kaldı… O anda hakem arkadaşın gözlerindeki nefreti en iyi filmlerdeki öfke sahnelerinde görme olasılığınız yok!
Orta hakemin tavırlarıyla maç yapılmasına izin vermeme durumunu geçtim, koydum bir tarafa fakat bu son manzara beni hayrete düşürdü. Orta hakem yine ayıp olmasın diye bu kibar tavra karşılık verince, Carlos’un yabancı biri olarak saygıyla el açtığını ve sıkılması gereken bir el olduğunu yanındakiler yan hakeme hatırlattılar…
Aynı yüzde bu kez utanç vardı Carlos’un elini sıkarken…
Maçta isteneni veremeyen, atmosferi gererek futbol oynanmasına, sağlıklı mücadeleyi engelleyen hakemlerin bu tavırlarının tamamı beni düşündürdü…
Acaba bizim futbola bu agresif bakış açımız daha bu oyunun adaletini sağlayan hakemler tarafından bile adalete sadakatsizlikle destekleniyorsa, bu ülkede futbolun gelişmesinden önce insanların insan olarak gelişmesi gerekli değil mi? Bir hafta bir takımın temsilcileri çok konuştu diye bu provokasyona yenilmek ayıp değil mi?
Kendi üzerlerinde uygulanan baskılara karşı koyacak gücü bulamayanlar, sahaya olumlu enerjisini veremeyeceğini düşünenler ve adaleti temsil ederken hoşgörüyü koruyamayanlar lütfen yaptıkları ve yapacakları işi tekrar gözden geçirsin…
Bir işi iyi yapmak için insanın işini bilmesinin yanı sıra en önemli başarı puanı onun işe kattığı sevgi, disiplin ve adaletle gerçekleşir…
Yoksa giden 3 puan döner dolaşır onların vicdanlarından çalar.. Ve insanda vicdan hesaplarının rakamları 3er 3er arttıkça faturayı önce kendi ödeyemez…
Sadece bir insan özelliğinden bahsedeceğim…
Aslında yenilgi sonrası hakem yazmaktan da pek haz etmem… Yenen yener!
Fakat maç sonrası bir görüntü aklıma takıldı ve çıkaramadım… Ben yazmasam ellerim kendi kendine dokunmaya başladı klavyeye…
Roberto Carlos maç sonrası hakemlerin elini sıkmaya gitti ve yan hakem ne yaptı dersiniz? Evet bildiniz elini uzatmadı… Carlos’un eli havada kaldı… O anda hakem arkadaşın gözlerindeki nefreti en iyi filmlerdeki öfke sahnelerinde görme olasılığınız yok!
Orta hakemin tavırlarıyla maç yapılmasına izin vermeme durumunu geçtim, koydum bir tarafa fakat bu son manzara beni hayrete düşürdü. Orta hakem yine ayıp olmasın diye bu kibar tavra karşılık verince, Carlos’un yabancı biri olarak saygıyla el açtığını ve sıkılması gereken bir el olduğunu yanındakiler yan hakeme hatırlattılar…
Aynı yüzde bu kez utanç vardı Carlos’un elini sıkarken…
Maçta isteneni veremeyen, atmosferi gererek futbol oynanmasına, sağlıklı mücadeleyi engelleyen hakemlerin bu tavırlarının tamamı beni düşündürdü…
Acaba bizim futbola bu agresif bakış açımız daha bu oyunun adaletini sağlayan hakemler tarafından bile adalete sadakatsizlikle destekleniyorsa, bu ülkede futbolun gelişmesinden önce insanların insan olarak gelişmesi gerekli değil mi? Bir hafta bir takımın temsilcileri çok konuştu diye bu provokasyona yenilmek ayıp değil mi?
Kendi üzerlerinde uygulanan baskılara karşı koyacak gücü bulamayanlar, sahaya olumlu enerjisini veremeyeceğini düşünenler ve adaleti temsil ederken hoşgörüyü koruyamayanlar lütfen yaptıkları ve yapacakları işi tekrar gözden geçirsin…
Bir işi iyi yapmak için insanın işini bilmesinin yanı sıra en önemli başarı puanı onun işe kattığı sevgi, disiplin ve adaletle gerçekleşir…
Yoksa giden 3 puan döner dolaşır onların vicdanlarından çalar.. Ve insanda vicdan hesaplarının rakamları 3er 3er arttıkça faturayı önce kendi ödeyemez…



