İKS
Alfabemizde olmamasına rağmen, yıllar yılı başımızın belası olmuş bir karakterdir x harfi. Hayatımıza biz daha Latin dillerini öğrenmeden, biz daha ilkokul sıralarındayken matematik dersiyle girer.
Erken yaşta hayatımıza giren x harfi uzun yıllar bizi terketmez ve hemen hemen her matematik sınavında bütün hocalar x’in ne olduğunu bize sorarlar.
Zaman içerisinde x’i bulmak öyle önemli bir hale gelir ki, hangi okulda okuyacağınız, hangi üniversiteye gideceğiniz, nasıl bir kariyeriniz olacağı neredeyse x’leri bulma başarılarınızla doğru orantılı olmaya başlar.
Üniversitedeyken kolej sınavlarına hazırlanan bir öğrenciye ders veriyordum. Öğrencim matematik dersinde çok zayıftı. Zavallının önüne yığdıkları test adı verilen sorulardaki denklemleri çözmekte zorlanıyordu, çünkü x’le okulda tanışmalarına rağmen öğretmeni ona x’i kullanarak problemleri nasıl çözeceğini tam olarak açıklayamamıştı.
Kendime çok güveniyordum, ben açıklayabilirdim.
Derse başladık. Önümüze ilk çıkan soru Ahmet’in yaşıydı. Bulmamızı istiyorlardı. Ahmet’in yaşı babasının yaşının bilmem kaç kat azının yok 8 eksiğinin 4 fazlasının 3’e bölümünden kalan gibi saçma sapan bir yaştı. Çocuk anlamıyordu. Yani Ahmet onun arkadaşı olsa ve yaşını sorsa aslında Ahmet yaşını normal olarak söyleyebilirdi. Neden Ahmet’in yaşını bulmak için garip bir uğraş içine girmesi gerektiğini haliyle anlamakta zorlanıyordu.
Ben “Bak” dedim. “Gel Ahmet’in yaşına X diyelim”. Bana ters ters baktı ve sordu “X ne”.
“X” matematikde bilinmeyene verilen addır dedim. “Burada Ahmet’in yaşı bilinmediğine göre, Ahmet’in yaşı X olur” dedim.
Boş boş suratıma baktı, “iyi de X ne ve neden x ?” diye sorusunu tekrarladı. Gülerek tekrar anlattım. Ben tekrar tekrar anlatmama rağmen, o sabit bir şekilde aynı soruyu soruyordu. “X ne?”. Ders bitiminde çocuğa çok sinirlensem de çaktırmamıştım ama tek bir problem dahi çözememiştik. Maalesef “X ne?” sorusunda takılıp kalmıştı.
Velisine çocuklarının matematikte çok zayıf olduğunu söyledim. Sınav için pek fazla ümitli olmamamaları gerektiğinin de altını çizdim.
“X ne ve neden x?” Ne saçma soruydu. Ahmet’in yaşı X’di işte neden anlamıyordu ki...
Üniversiteye gitmek için otobüse binmiştim, bu kez kendi kendime sordum. “Hakikaten ya neden X ve X ne?”.
Üniversite’de matematik hocamı bulup sordum. “Hocam bilinmeyene neden x diyoruz”
Anlattı, gerçek mi, rivayet mi bilmiyorum ama Ömer Hayyam , 11. Yüzyıl`da Semerkant`da cebir üzerine çalısırken, denklemde bilinmeyen sayılara Arapça "şey" diyormuş. Bu sözcük Endülüs`deki İspanyolca yapıtlarda xey olarak yazıldığından, zamanla X biçimini almış ve bilinmeyeni göstermekte kullanılan evrensel X harfine dönüşmüş.
Ertesi gün telefon açıp ve X’in ne olduğu ve nereden geldiğini açıkladım. Çok sevinmişti. Sonradan açıldı, anadolu lisesini kazandı, o gün X ne diye soran çocuk bugünün büyük bir mimarı oldu...
Kimin Şampiyon olacağı sorusu için birileri oturup denklem kurup, Şampiyon olacak takıma “X” diyebilir.
Biz Fenerbahçeliler demeyiz.
Bizim için “X” bellidir.
Bizim için “X” her zaman Fenerbahçedir.
Sezon sonu “X” Fenerbahçe’den başka bir sonuç verirse, mutlaka hesabın bir yerlerinde hata vardır.
***
Yalan mı?
Hata yapmazsak sezon sonu kesin biz Şampiyonuz.
Çubuklu Kalın
Mehmet Doğan
Erken yaşta hayatımıza giren x harfi uzun yıllar bizi terketmez ve hemen hemen her matematik sınavında bütün hocalar x’in ne olduğunu bize sorarlar.
Zaman içerisinde x’i bulmak öyle önemli bir hale gelir ki, hangi okulda okuyacağınız, hangi üniversiteye gideceğiniz, nasıl bir kariyeriniz olacağı neredeyse x’leri bulma başarılarınızla doğru orantılı olmaya başlar.
Üniversitedeyken kolej sınavlarına hazırlanan bir öğrenciye ders veriyordum. Öğrencim matematik dersinde çok zayıftı. Zavallının önüne yığdıkları test adı verilen sorulardaki denklemleri çözmekte zorlanıyordu, çünkü x’le okulda tanışmalarına rağmen öğretmeni ona x’i kullanarak problemleri nasıl çözeceğini tam olarak açıklayamamıştı.
Kendime çok güveniyordum, ben açıklayabilirdim.
Derse başladık. Önümüze ilk çıkan soru Ahmet’in yaşıydı. Bulmamızı istiyorlardı. Ahmet’in yaşı babasının yaşının bilmem kaç kat azının yok 8 eksiğinin 4 fazlasının 3’e bölümünden kalan gibi saçma sapan bir yaştı. Çocuk anlamıyordu. Yani Ahmet onun arkadaşı olsa ve yaşını sorsa aslında Ahmet yaşını normal olarak söyleyebilirdi. Neden Ahmet’in yaşını bulmak için garip bir uğraş içine girmesi gerektiğini haliyle anlamakta zorlanıyordu.
Ben “Bak” dedim. “Gel Ahmet’in yaşına X diyelim”. Bana ters ters baktı ve sordu “X ne”.
“X” matematikde bilinmeyene verilen addır dedim. “Burada Ahmet’in yaşı bilinmediğine göre, Ahmet’in yaşı X olur” dedim.
Boş boş suratıma baktı, “iyi de X ne ve neden x ?” diye sorusunu tekrarladı. Gülerek tekrar anlattım. Ben tekrar tekrar anlatmama rağmen, o sabit bir şekilde aynı soruyu soruyordu. “X ne?”. Ders bitiminde çocuğa çok sinirlensem de çaktırmamıştım ama tek bir problem dahi çözememiştik. Maalesef “X ne?” sorusunda takılıp kalmıştı.
Velisine çocuklarının matematikte çok zayıf olduğunu söyledim. Sınav için pek fazla ümitli olmamamaları gerektiğinin de altını çizdim.
“X ne ve neden x?” Ne saçma soruydu. Ahmet’in yaşı X’di işte neden anlamıyordu ki...
Üniversiteye gitmek için otobüse binmiştim, bu kez kendi kendime sordum. “Hakikaten ya neden X ve X ne?”.
Üniversite’de matematik hocamı bulup sordum. “Hocam bilinmeyene neden x diyoruz”
Anlattı, gerçek mi, rivayet mi bilmiyorum ama Ömer Hayyam , 11. Yüzyıl`da Semerkant`da cebir üzerine çalısırken, denklemde bilinmeyen sayılara Arapça "şey" diyormuş. Bu sözcük Endülüs`deki İspanyolca yapıtlarda xey olarak yazıldığından, zamanla X biçimini almış ve bilinmeyeni göstermekte kullanılan evrensel X harfine dönüşmüş.
Ertesi gün telefon açıp ve X’in ne olduğu ve nereden geldiğini açıkladım. Çok sevinmişti. Sonradan açıldı, anadolu lisesini kazandı, o gün X ne diye soran çocuk bugünün büyük bir mimarı oldu...
Kimin Şampiyon olacağı sorusu için birileri oturup denklem kurup, Şampiyon olacak takıma “X” diyebilir.
Biz Fenerbahçeliler demeyiz.
Bizim için “X” bellidir.
Bizim için “X” her zaman Fenerbahçedir.
Sezon sonu “X” Fenerbahçe’den başka bir sonuç verirse, mutlaka hesabın bir yerlerinde hata vardır.
***
Yalan mı?
Hata yapmazsak sezon sonu kesin biz Şampiyonuz.
Çubuklu Kalın
Mehmet Doğan



